"Söylediğimi anlıyor, çizgi filmleri İngilizce izliyor ama bir kelime bile konuşmuyor." Bu cümleyi hem Türkiye'deki hem de İngiltere'deki velilerden çok sık duyuyorum. İyi haber şu: bu çoğu zaman bir sorun değil, öğrenmenin doğal bir aşaması.
Anlamak konuşmaktan önce gelir
Çocuklar yeni bir dili öğrenirken önce uzun süre dinler ve anlar, konuşma daha sonra gelir. Dil öğrenimi alanında buna "sessiz dönem" denir. Özellikle yeni bir ülkeye taşınan ya da okulda yeni bir dille karşılaşan çocuklarda bu dönem birkaç ay sürebilir. Bu sürede çocuk boş durmuyor; kelimeleri ve kalıpları biriktiriyor.
Sorun, sessiz dönemin gereğinden uzun sürmesi ya da çocuğun konuşmaktan çekinmeye başlamasıdır. Bunun en sık nedenleri:
- Konuşma fırsatının az olması; derslerin daha çok dilbilgisi ve test üzerine kurulması
- Hata yaptığında düzeltilmekten ya da gülünmekten çekinmesi
- Söyleyecek hazır kalıplarının olmaması
Neden hikâye?
Hikâyeler çocuğa konuşmak için güvenli bir alan açar. Çocuk kendi adına değil, bir karakter adına konuşur; bu da hata yapma korkusunu azaltır. Hikâyelerde aynı kalıplar tekrar eder ("Can I come too?", "Who is there?"), çocuk bu kalıpları fark etmeden öğrenir ve kullanmaya başlar. Duygular ve resimler de kelimelerin akılda kalmasını kolaylaştırır.
Evde deneyebileceğiniz 5 etkinlik
- Aynı kitabı tekrar tekrar okuyun. Çocuklar tekrardan sıkılmaz; tekrar, onlara güven verir. Üçüncü okumada cümleleri sizinle birlikte söylemeye başladığını göreceksiniz.
- Tahmin soruları sorun. Sayfayı çevirmeden önce "What do you think happens next?" diye sorun. Tek kelimelik cevaplar bile değerlidir.
- Oyuncaklarla canlandırın. Hikâyedeki karakterleri oyuncaklarla oynayın. Çocuk, oyuncağın "sesi" olduğunda çok daha rahat konuşur.
- Üç resimle anlatma. Hikâyenin başını, ortasını ve sonunu üç resimle çizdirin, sonra resimleri anlatmasını isteyin.
- Öğretmen siz değil, o olsun. Çocuğunuzdan size bir kelimeyi ya da hikâyeyi "öğretmesini" isteyin. Bu rol değişimi çocukları çok motive eder.
Nelerden kaçınmalı?
- "Hadi İngilizce söyle!" diye baskı yapmak
- Her hatayı hemen düzeltmek. Bunun yerine doğru hâlini doğal şekilde tekrar edin: Çocuk "He goed home" derse, "Yes, he went home!" diye cevap verin.
- Evde Türkçeyi bırakmak. Güçlü bir ana dil, ikinci dili öğrenmeyi zorlaştırmaz; tam tersine destekler.
Hikâye temelli konuşma seanslarımızda çocuklar dinler, tahmin eder, canlandırır ve hikâyeyi kendi cümleleriyle anlatır. Birebir ya da küçük gruplar halinde, online. Çocuk seanslarını inceleyin.