Okulda yıllarca İngilizce gördünüz. Gramer testlerinde başarılısınız, okuduğunuzu anlıyorsunuz, dizileri altyazıyla rahat izliyorsunuz. Ama biri size İngilizce bir soru sorduğunda kelimeler kayboluyor. Bu çok yaygın bir durum ve iyi haberi şu: düzeltilebilir.
Neden konuşamıyoruz?
1. Bilgi var, otomatiklik yok
Gramer kurallarını bilmek ile o kuralı konuşurken bir saniyede kullanmak farklı becerilerdir. Konuşma, tekrar edilerek otomatikleşen bir beceridir. Çoğumuz okulda kuralı öğrendik ama yüzlerce kez söyleme fırsatı bulmadık.
2. Hata yapma korkusu
Türkiye'deki sınav odaklı eğitimde yanlış cevap puan kaybı demektir. Bu alışkanlık konuşmaya da taşınır: cümleyi kafamızda kusursuz kurmadan ağzımızı açmayız. Gerçek konuşmada ise o kadar zaman yoktur.
3. Kelime pasif kalıyor
Okuyunca tanıdığınız binlerce kelime var, ama konuşurken kullanabildikleriniz çok daha az. Pasif kelimeyi aktif hale getirmek için onu kendi cümlelerinizde kullanmanız gerekir.
Bugünden başlayabileceğiniz 6 adım
- Kendi hayatınızdan başlayın. Yarın yaşayacağınız bir konuşmayı (toplantı, veli görüşmesi, market) önceden İngilizce kurun.
- Kalıp öğrenin, tek kelime değil. "Could I ask about…", "I was wondering if…" gibi kalıplar sizi cümle kurma yükünden kurtarır.
- Kendinizle konuşun. Yemek yaparken ne yaptığınızı yüksek sesle İngilizce anlatın. Kimse duymaz, kas hafızası gelişir.
- Kayıt alın. Bir dakikalık bir ses kaydı yapın, dinleyin ve ikinci kez daha iyi söyleyin.
- Aralıklı tekrar yapın. Yeni kalıpları bir gün, üç gün ve bir hafta sonra tekrar kullanın.
- Düzenli konuşma pratiği planlayın. Haftada birkaç kez gerçek biriyle konuşmak, aylarca tek başına çalışmaktan daha hızlı sonuç verir.
Kişiye özel konuşma derslerinde bu adımları sizin hayatınıza göre planlıyoruz. Yetişkin konuşma derslerini inceleyin.